Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

ANKARA TAVŞANININ ÜREME BİLGİLERİ

A N K A R A   T A V Ş A N I

Ü R E M E   B İ L G İ L E R İ

 

DÖL VERİMİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

ÜREME VE DÖL VERİMİ

YAVRULARIN BAKIMI

 

 


Tavşan yetiştiriciliğinde bir anadan bir yıl içinde çok sayıda yavru elde etmek ve bu yavruları pazarlama yaşına kadar en az ölümle yetiştirmek amaç ve aynı

zamanda bir sorundur. Yıl içinde tavşan başına yetiştirilen yavru sayısı ve diğer verimler arttıkça birim başına düşen üretim giderleri  azalır. Bu nedenle tavşancılıkta her anaçtan koşulların elverdiği ölçüde çok yavru almak ve bunları üretime katıncaya  kadar büyütmek ana hedeflerden biri olmalıdır.

Anaç başına yetiştiri1en yavru sayısı, hem bir batında doğan yavru sayısına,  hem de yı1 içindeki doğum sayısına bağlıdır . Öyleyse tavşancılıkta karlığın arttırılması için verim tercihine göre  uygun damızlık seçimi, seçilenler arasında kalitesine göre uygun seleksiyon yapılması ve uygun bakım koşullarının yerine getirilmesi gerekir.

            Doğumdan sonra  yavruların  anadan ayrılması durumuna göre anaçların yılda kaç doğum  yapacağı tespit edilir. Teorik olarak 8 haftada ayırma ile yılda dişi başına 4, 6 haftalıkta ayırma ile 5 ve 4 haftalık ayırma ile  6 doğum mümkün olmaktadır. Dişiler doğumdan sonraki 1-2 gün içinde  çiftleştirilebilir.  Bu durumda analar 25-26 günde kuruya çıkarılır. Gebelik süresinin 31± 2  gün olarak düşünürsek bir sonraki doğumdan önce  6-7 gün kuruda kalmaktadır. 25-26 gün analarını emen yavrular yüksek proteinli yemlerle (% 18-20)beslendiklerinde gelişmelerini normal olarak sürdürmektedir. Analarda ise önemli derece de bir yıpranma ve verimde düşme görülmemektedir. Bundan başka doğumun ertesi günü çiftleştirilen dişilerde döl tutma oranının da doğumdan bir veya iki hafta sonra çift1eştirilenlere kıyasla yüksek olduğu görülmüştür. Buna göre iyi bakım ve besleme koşulları altında bir dişinin yılda 6-8 kez doğurması mümkündür . Her doğumda ortalama 6 yavru düşünürsek anaç başına yılda 35-50 yavru elde edilebilir.

           Tavşanların yaşam süresi 10 yıl kadar olmasına rağmen damızlık üretiminde dişiler 5 yıl, erkekler 4 yıl kullanılabilirler. Ancak 1,5-2 yaş dişilerin en verimli dönemidir.

Tavşanlarda döl verimi ırk, yaş, cinsiyet, beslenme, çevre koşulları, hastalıklar vb. faktörlerden etkilenir.

Beslenme: Gelişme döneminde dengeli rasyonla adlibitum (yiyebildiği kadar yem yiyerek) beslenen tavşanlar kısıtlı yemleme yapılanlara göre 3 hafta erken gelişirler.

Çevre:Yabani tavşanlarda mevsimsel anöstrüs dönemi görülür. Evcil tavşanlarda mevsimsel anöstrüs görülmemesine karşın, ilkbaharda seksüel aktivite yüksek, kışın daha düşüktür. Aşırı sıcaklarda embriyonik ölümler ve ölü doğumlar, aşırı soğuklarda ise cinsel aktivitede azalma görülür. Yeni doğan yavrular üşür ve  ölürler. Kümeste yetersiz havalandırma ahır gazları yoğunluğunun artmasına, buda solunum sistemi rahatsızlıklarına hazırlayıcı ortam oluşturur. Aynı şekilde aşırı havalandırma da aynı etkiyi gösterir. Aşırı sıcaklar (30 derece üzerinde) erkeklerde sperma miktarı ve aktif spermatozoid oranı azalır, dişilerde   embriyonik ölümler artar.

Irk:Döl verimi küçük ve orta ırklarda 4-6, büyük ırklarda 5-8 aylık olunca başlar.

Yaş:Dişiler 4 aylık olunca damızlıkta kullanılmaya başlarlar ve 4,5-5 yaşına kadar kullanılırlar. Erkekler ise dişilere göre daha geç (5-6 aylık) damızlıkta kullanılır ve 3,5-4 yaşına kadar damızlıkta kullanılır.

Hastalıklar:Mastitis, Metritis, myxomatozis, embriyonik ölümler güç doğum ketozis, hipokalsemi, ovarial tümörler ve orşitis.

            Cinsiyet: Dişlerin cinsel gelişimi erkeklerden daha önce olmaktadır.

            Erkek: Erkek tavşanlarda testisler oval şekilde ve karın boşluğu ile ilintili olarak tüysüz deri (scrotum) içinde bulunur. Testisler yaklaşık 2 aylık dönemde scrotum içine iner ve seksüel davranışların ilk belirtileri (biri birilerinin üzerlerine atlama) görülmeye başlar. İlk çiftleşme 100. günlerde gerçekleşir. Fakat ilk çiftleşmede canlı spermatozoit oranı oldukça düşük olduğu için döllenme olmaz. Bunun için erkekler ilk çiftleşmeleri 135-140. günlerde yaptırılmalıdır. İlk kez çiftleşmede kullanılan genç erkekler haftada bir kez, daha sonra haftada 2 kez ve 6 aylık yaştan sonra haftada 4-5 defa çiftleştirilebilir. İleri yaşlarda her gün çiftleştirme  yapılabilir. Düzenli bakım ve besleme koşullarında günde 2-3 çiftleştirilen erkekler  ertesi gün dinlendirilmelidir. Tecrübesiz erkekler ilk kez deneyimli dişilerle çiftleştirilmelidir. Genel olarak 10 dişi tavşan için 1 erkek yeterli olmaktadır.

Sıcak ortamlarda testisler  sarkmış, soğukta ise büzülmüş olarak  bulunur.  Propüsyüm içinde kısa ve geriye doğru meyilli halde bulunan penis, çiftleşme esnasında ereksiyona  geçerek öne doğru yönelir.

Dişi: Dişi tavşanlarda vulva yarık biçiminde ve birbirinden tamamen bağımsız iki ayrı uterus vardır. Yumurtalıklar fasulye biçiminde ve 1-1.5 cm  ebadındadır. Yumurtalıklarda ilk gelişmiş follüküller 2.5-3 aylık olunca oluşur, ancak  ergin canlı ağırlıklarının %75’ine ulaştıkları zaman 4.5-5 aylık  olduktan sonra damızlıkta kullanılmalıdır.

Yabani tavşanlar yıl boyu üreme eğilimi gösterirler. Döl verimi ilkbahar ve yaz aylarında yüksek, sonbahar ve kış aylarında  düşüktür. Evcil tavşanlara optimum çevre şartlarının sağlanması koşulu ile  senenin her ayı yavru alınabilir.

Başa Dön

 


 

Tavşanlardan azami ölçüde verim elde etmek için, üreme ve döl verimi ile ilgili kriterleri iyi bilmek  gerekmektedir.

a-Kızgınlık:  Dişi hayvanların erkeği kabul etme dönemine kızgınlık denir. Ovulasyon,  kızgınlık döneminde ve belirli aralıklarla meydana gelir. Bu periyoda kızgınlık (östrus) siklusu denir. Tavşanlarda, diğer hayvanlar gibi kızgınlık siklusu yoktur. Yılın her ayında yumurtalıklarında aktif follikül bulunur. Dişi tavşanın çiftleşmeyi kabul ederse kızgın, kabul etmezse kızgın değildir. Genel olarak kızgınlık gösteren dişi tavşan huzursuz ve saldırgan olur. Çoğu zaman vulva şiş, kırmızı ve nemlidir. Dişi, gebe olduğu halde erkeği kabul edebileceği gibi kızgın iken de reddedebilir. Tavşanlarda  kızgınlık belirtileri birkaç gün, bazı dişilerde çiftleşinceye kadar birkaç hafta sürebilir. Doğumdan hemen sonra (1-3 gün içinde) yapılan  çiftleştirmelerde gebelik oranı yüksektir. Laktasyon döneminde  kızgınlık ve döl verimi düşüktür.

b-Çiftleşme: Tavşanlar ortalama olgun canlı ağırlığın % 75’ine ulaştıklarında ilk çiftleşmeler yapılabilir. Dişiler 4 – 4,5 aylık , erkekler 5 – 5,5 aylık olunca çiftleştirilir.

Çiftleştirmede dişi tavşan her zaman erkeğin kafesine götürülür. Kızgınlık dönemindeki dişi tavşan çiftleşmeye izin verecek şekilde arka kısmını yukarıya kaldırır. Bu pozisyona lordozis denir. Kızgınlık göstermeyen tavşan kafesin bir köşesinde çömelme vaziyeti alır yada erkek tavşana karşı saldırganlaşır. Çiftleşmeyi kabul etmeyen tavşan kafesine alınmalı ve 12-24 saat sonra tekrar denenmelidir. Dişi tavşanın çiftleşmeyi kabul etmesi durumunda, çiftleşme 5-50 saniye içinde tamamlanır ve erkek tavşan karakteristik bir ses çıkararak geriye yada yana doğru yıkılır.

Çiftleştirmeden önce dişi tavşan kırkılır yada anal bölgesi açılırsa gebelik yüzdesi artmaktadır. Sıcak mevsimlerde çiftleştirmeler sabah yada akşam serinliğinde yapılmalıdır. Çok soğuk aylarda dişiler yavrularını soğuktan koruyamayacak olmanın endişesi ile (içgüdüsel olarak) çiftleşmeyi kabul etmezler. Bu dönemde yüksek enerjili yem verilmeli ve ortam ısısı 15-18 dereceye kadar çıkarılması faydalı olur. Çiftleşme  anında hayvan izlenmeli ve çiftleşme gerçekleşince dişi hemen kendi kafesine alınmalıdır. Çiftleşmeden 2-3 saat sonra fertilizasyon kontrolü için dişi tekrar aynı erkeğin kafesine koyulur. Bu arada erkeği kabul etmez ise gebe kaldığı kabul edilir. Gebe kalan dişiler kafeste yumak şeklinde durur, sırtına elle dokunulunca erkeği reddeder gibi pozisyon alır ve garip sesler çıkarır.

Başa Dön

Gebelik için bir aşım yeterlidir. Çiftleşme ile vaginanın üst bölümüne 150-200 milyon spermatozoa hücresi depolanır. Bu miktarın ancak %1 ‘i uterusa ulaşır. Ejakulatla atılan jel , spermatozoonların dışarıya akışını önler.  Buna vaginal tıkaç yada çiftleşme tıkacı denir.

c-Ovulasyon: Tavşanların seksüel aktiviteleri diğer hayvanlardan oldukça farklıdır. Yumurtalıklarında yıl boyu aktif föllükül bulunmaktadır. Ovulasyon, çiftleşme  sonucu vaginal uyarı ile olur (proveke ovulasyon) ve çiftleşmeden 10-12 saat sonra meydana gelir.

d-Gebelik: Tavşanlarda gebelik süresi 31± 2 gündür. 29 güne inebildiği gibi 35 güne de çıkabilir. Gebelik süresi uzadığında iri ve ölü yavru sayısı artabilir. Gebelik süresinin uzaması (33 günü geçmesi) halinde, oksitosin hormonu (0.3-0.5 cc im, sc) kullanılarak doğum başlatılmalıdır. Doğum çoğunlukla kolay gerçekleşir ve 30 dakikada tamamlanır. Bazı hallerde 5-10 saat ara ile iki partide tamamlanır.

e-Yalancı Gebelik:Cinsel aktivitesini kazanmamış erkekle çiftleşme, kırkım, tarama,  sun’i emzirme vb durumlarda vaginanın mekanik olarak uyarılması sonucu döllenmeden serbest kalan yumurtalar 15-17 gün süren yalancı gebeliğe neden olur.

f-Gebelik Muayenesi: Gebeliğin 10-12. günlerinde tavşan sırt üstü yatırılarak yada sol el ile ensesinden tutulup, sağ el  karın altına sokularak yumuşak parmak hareketleri ile yavrular bulunmaya çalışılmalıdır.  Bu işlem sırasında tavşanlar fazla hırpalanmamalı ve zorlanmamalıdır. Uygun yapılmayan gebelik teşhisi, yetersiz yada fazla besleme, aşırı sıcaklar, hastalıklar embriyo ölümlerine yada ölü doğumlara neden olur.

g-Doğum: Çiftleşmeden 27-28  gün sonra gebe olan dişilerin kafeslerine doğum sandığı koyulması gerekir. Tavşan yünlerini yolarak ve otlarla kutuda bir yavru yuvası yapar ve doğumunu gerçekleştirir. Normal doğum 30 dakikada gerçekleşir.

Tavşanlar bir doğumda 1-12, ortalama 6-8 adet yavru doğururlar. Doğan yavruların %15-30’u ilk 10-15 gün içinde ölür. Yavrular tüysüz ve gözleri kapalı olarak doğarlar. İlk günden itibaren tüylenmeye başlar ve bir hafta içinde tüylenirler. Gözleri 10-12 gün içerisinde açılır. Bu süre içinde gözleri açılmayan yavru olursa  göz antiseptiği (asit borik) ile göz yıkanarak açılmalıdır.

Başa Dön

 


 

h-Yavruların Bakımı:Tavşanın doğum sandığı dışına doğurması halinde yavrular sandık içine koyulmalıdır. Ölü yavrular ayrılarak, zayıf yavrular kendi annesi yada süt anneye emzirilerek beslenmelidir. Yavruların ve annenin sağlık durumları  izlenmelidir.

Bir tavşan, ortalama bir doğumda 6-9 yavru verir. İyi bir ana 8 veya daha fazla yavruyu büyütebilir. Yavrular 3-4 hafta emzirilir. Bir önceki doğumdan ananın kaç tane yavruya bakabileceği biliniyorsa bu sayıda yavru yanında bırakılır. Anaları doğumda ölen yavrular ya da annenin bakabileceği sayının üzerindeki  yavrular, aynı zamanda doğum yapmış başka bir anneye (süt anaya) verilebilir. Bu uygulamaya "yavru dengelemesi" denir. İyi bir anne yavrularına bakmak amacıyla doğum kutusuna girerken süt salgısı uyarılır ve günde iki kez sabah ve akşam 1-2 dakika yavrularını emzirir.

I- Cinsiyet Tayini: Baş ve işaret parmağı ile üreme organı iki yana doğru gerdirilirse genital organ deliği dişilerde yarık, erkeklerde yuvarlak biçimde görülür.

 İ- Kanibalizm: Dişi tavşanların gebelik sırasında ve doğumdan sonra yetersiz  beslenmesi, açlık, susuzluk, stres, vb. haller ile kalıtsal nedenlerle bazı anneler yavrularını yerler.  Bu tür tavşanlar damızlıktan çıkarılır. Değerli anneleri hemen damızlıktan çıkarmak yerine bir şans daha vererek ikinci doğumlarında da aynı davranışları sergileyen dişiler damızlıktan çıkarılır.

 
Başa Dön

ANA SAYFA

TARİHÇESİ GENEL BİLGİLER ÜREMESİ BAKIMI VE BESLEMESİ PAZAR DURUMU KAFES VE BARINAK VERİMİ İLETİŞİM İRTİBAT